Üniversitenin ilk 100 günü: yıllar boyu fark eden beş şey
Üniversiteye bağlanmak ilk haftalarda şekillenir. Danışman hoca, bir topluluk, çalışma düzeni, bütçe ve küçük bir merak projesi: ilk 100 günde atabileceğin beş küçük adım.
İyihedef Eğitim İçerik EkibiEğitim maliyeti ve finansmanı
Üniversite, lisenin devamı gibi başlıyor: sıra, ders, sınav. Ama bir noktada bir şey değişiyor. Kimse seni yoklamaya almıyor, kimse çalışıp çalışmadığını sormuyor, kimse hangi kulübe gideceğini ya da hangi dersin gerçekten önemli olduğunu söylemiyor. Bu serbestlik bir fırsat ve aynı zamanda bir risk.
Bu yazı, ilk 100 günde atabileceğin beş küçük adımı anlatıyor. Hiçbiri büyük bir proje değil; hiçbiri “dört yılını planla” gibi ağır bir şey istemiyor.
Kısa cevap
Üniversiteye bağlanmak, ilk haftalarda şekillenir. Bu beş adım o bağı kurmanın pratik yolları:
- Danışman hocanla tanış.
- Bir topluluğa gir ya da kurmayı dene.
- Çalışma düzenini lise düzeninden ayır.
- İlk bütçeni çıkar.
- Ders dışı küçük bir merak projesine başla.
Bilim ne diyor?
Eğitimci Vincent Tinto’nun 1975’te yayımlanan kuramı, öğrencinin üniversiteye akademik (dersler, hocalar) ve sosyal (arkadaşlar, topluluklar) olarak ne kadar bağlandığının, okulda kalma kararını etkilediğini öne sürer. Kuram, sonradan farklı öğrenci gruplarına göre eleştirildi ve geliştirildi; yani “tek doğru kural” değil. Ama ilk dönemde kurulan bağların önemli olduğu fikri yükseköğretim araştırmalarında hâlâ geniş biçimde kabul görür.
Bu, bir “başarı formülü” değil; ilk dönemde bağ kurmanın değerini söyleyen bir çerçeve.
1. Danışman hocanla tanış
Birçok üniversitede her öğrenciye bir danışman hoca atanır. Danışman, ders seçimi, çift anadal, yandal ve yatay geçiş gibi konularda ilk başvuru noktasıdır. İlk dönem başında 15 dakikalık bir tanışma görüşmesi yeterli.
Bir e-posta örneği:
Sayın Hocam, ben … bölümü birinci sınıf öğrencisiyim. Danışmanım olduğunuzu öğrendim. Bu hafta müsait olduğunuz bir zamanda kısa bir tanışma görüşmesi yapabilir miyiz? Teşekkür ederim.
İki cümle, konu başlığı, ad ve numara. Bu kadar.
2. Bir topluluğa gir
Kulüp ve topluluklar, ders dışında öğrenmenin en doğal yerlerinden biri. Fotoğraf, tiyatro, yazılım, girişimcilik, gönüllülük, spor, seramik, müzik… Üniversitelerin çoğunda kulüp tanıtım günleri var. İki ya da üç topluluğa katılıp birkaçını dene; birini bırakmak normal.
Dikkat edilecek şey zaman bütçesi: haftada kaç saatin var? Kulüp, derslerin yerine geçmesin ama derslerin yanında sana bir “ev” duygusu versin.
3. Çalışma düzenini lise düzeninden ayır
Lisede ödev ve sınav ritmi sana sık geri bildirim verirdi. Üniversitede vize ve final arasında uzun boşluklar var; bu boşluğu bir şey doldurmazsa son geceye sıkışma kaçınılmaz oluyor.
Çalışmanın bilimi yazısında anlattığımız iki alışkanlığı, ilk haftalardan itibaren dene:
- Her dersten sonra 5 dakika kitap kapalıyken hatırladıklarını yaz.
- Haftalık takvimine, geçen haftanın konularını yoklamak için kısa bir blok koy.
Dunlosky ve arkadaşlarının 2013 derlemesi bu iki yöntemin (kendini yoklama ve aralıklı tekrar) kanıt gücünü yüksek buluyor; bu ilk vizeden önce kurulabilecek en ucuz alışkanlık.
4. İlk bütçeni çıkar
Hem şehir dışında hem şehir içinde okuyorsan, üniversite ilk kez bütçeni kendin yönettiğin dönem olabilir. Yurt ya da kira, yemek, ulaşım, kitap ve telefon. Bunları bir tabloya yaz. Gelirlerin: aile desteği, burs, kredi, yarı zamanlı iş. Rakamları bu yazıda vermiyoruz çünkü tutarlar yıldan yıla değişiyor; sen kendi rakamlarınla ilerle.
Bir ay sonra tabloyu gerçek harcamanla karşılaştır. Fark, bir sonraki ayın planını belirleyecek.
5. Ders dışı küçük bir merak projesine başla
İlk yıl, bölümün zaten yeterince dolu bir yıl. Yine de haftada iki saatlik küçük bir ders dışı proje, çok şeyi değiştirebilir. Bu proje bölümüne bağlı olmak zorunda değil: bir blog, bir çizim serisi, bir veri analizi, bir tamir projesi, bir kısa film, bir araştırma sorusu.
Bunun amacı bir portföy oluşturmak değil (ilerde olacak); merakı canlı tutmak ve öğrenmenin ders dışında da mümkün olduğunu görmek.
Bu hafta dene (30 dakika)
- Danışman hocana kısa bir e-posta yaz.
- Bir kulüp ya da topluluk toplantısının tarihini takvimine ekle.
- Kendi bütçen için basit bir tablo aç: gelir, yurt/kira, yemek, ulaşım, diğer.
Sık yapılan yanlışlar
- “İlk dönem boş geçsin, sonra toparlarım.” Alışkanlıklar ilk dönemde oturur; toparlamak mümkün ama daha zor.
- “Her şeye katılmalıyım.” Üç topluluğa katılıp hepsini yarım bırakmak, birine bağlanmaktan değerli değil.
- “Hocalar meşgul, rahatsız etmeyeyim.” Ofis saatleri ve danışmanlık, bu iş için var. Gitmek rahatsızlık değil, bir fırsattır.
Kaynaklar
- Tinto, V. (1975). Dropout from Higher Education: A Theoretical Synthesis of Recent Research. Review of Educational Research.
- Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J., Willingham, D. T. (2013). Improving Students’ Learning With Effective Learning Techniques. Psychological Science in the Public Interest.
Üniversite öncesi tercih kararına dönmek istersen tercih rehberine göz atabilirsin.
Sık sorulanlar
- Üniversitenin ilk yılı neden bu kadar önemli?
- Yükseköğretim araştırmalarında öğrencinin üniversiteye akademik ve sosyal olarak bağlanmasının, okulda kalma kararını etkilediği uzun süredir tartışılan bir fikirdir (Tinto, 1975). Bu kuram sonradan geliştirildi ve eleştirildi; ama ilk dönemde kurulan bağların önemli olduğu fikri yaygın biçimde kabul görür.
- Danışman hocaya ne zaman ve neden gitmeliyim?
- İlk dönemin başında kısa bir tanışma görüşmesi yapmak iyi bir başlangıçtır. Ders seçimi, çift anadal ve yatay geçiş gibi konularda danışman hoca genellikle ilk başvuru noktasıdır; yönetmelik ayrıntıları üniversiteye göre değişir.
- Kulübe katılmak notlarımı düşürür mü?
- Bu soruya tek bir cevap yok; bağlıdır. Haftada birkaç saatlik bir topluluk faaliyeti çoğu öğrenci için yönetilebilir. Zaman bütçeni önceden yapmak, hem kulübü hem dersleri korumanın en pratik yoludur.
Kaynaklar
Bu yazıdaki bilgiler aşağıdaki kaynaklara dayanır. Mevzuata bağlı sayılar yürürlük tarihiyle birlikte verilir; yöntemin tamamı veri ve yöntem sayfasında.
- Review of Educational Research 45(1), 1975Dropout from Higher Education: A Theoretical Synthesis of Recent ResearchAkademik çalışmaÖğrencinin üniversiteye akademik ve sosyal bağlılığının okulda kalmayı etkilediğini açıklayan klasik kuram.Adres tarihinde kontrol edildi
- Psychological Science in the Public Interest 14(1), 2013Improving Students' Learning With Effective Learning TechniquesAkademik çalışmaOn öğrenme tekniğinin kanıt değerlendirmesi: kendini yoklama ve aralıklı tekrar yüksek, altını çizme ve yeniden okuma düşük yararlı bulundu.Adres tarihinde kontrol edildi
Yazar
iyihedef eğitim yazılarını hazırlayan editoryal imza. Sınav hazırlığı, üniversite tercihi ve üniversiteden verim almak, öğrenme ve kendini geliştirme, dijital beceriler ile el sanatları, lisansüstü ve yurt dışı eğitim konularını, öğrenme bilimi ve yükseköğretim araştırmalarına ve resmî kurum duyurularına dayanarak yazar; ücret, burs ve kontenjan bilgileri kaynağı ve tarihiyle birlikte verilir. Süreç ve düzeltme politikası yayın ilkeleri sayfasında yazılıdır.
Bu konuda
İlgili yazılar
- Dijital becerilere nereden başlanır? Öğreniyor gibi yapma tuzağı
Kodlama, veri, tasarım ve tablo: dört dijital beceri ailesi ve hepsinde aynı tuzak. Kurs izleyip bir şey öğrendiğini sanmak ile gerçekten bir şey yapabilmek arasındaki fark.
- Merak nedir, nasıl beslenir? Bilgi boşluğu ve günlük hayat
Merak bir kişilik özelliğinden çok bir durum: bilmekle bilmek istemek arasındaki boşluğu fark ettiğinde doğar. Araştırmalar ne söylüyor, sınav odaklı bir hayatta merakı canlı tutmanın pratik yolları neler?
- Altını çizmek neden işe yaramıyor? Çalışmanın bilimi
Sarıya boyanmış sayfalar öğrendiğin hissini verir ama kalıcı bilgi bırakmaz. Öğrenme araştırmalarının en sağlam bulgusu iki alışkanlıkta toplanıyor: kendini yoklamak ve tekrarları zamana yaymak.
- Elini kullanmak zihnini besler mi? Zanaat ve öğrenme
Seramik, ahşap, dikiş, çizim ya da tamir: elle öğrenmenin kanıtlanan ve kanıtlanmayan yanları, Türkiye'de nerede öğrenilebileceği ve ilk bütçeyi nasıl kuracağın.